FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ BÖLÜMÜ

FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ  BÖLÜMÜ

FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ  BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ELEMANLARI VE E-POSTA ADRESLERİ

 

 

ÖĞRETİM ELEMANLARI

 E-POSTA ADRESLERİ

Yrd. Doç. Dr. Zekiye SÖNMEZ (Dinler Tarihi-Başkan)

zsonmez@aku.edu.tr

Yrd. Doç. Dr. Fatih ÇAKMAK (Din Eğitimi)

fcakmak@aku.edu.tr

Yrd. Doç. Dr. Mebrure DOĞAN (Din Psikolosi)

mebruredogan@gmail.com

Araştırma Görevlisi Enes TAŞ  (İslam Felsefesi)

etas@aku.edu.tr

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                 

FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ  BÖLÜMÜ  İLGİLİ GENEL BİLGİLER

 Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü şu ana bilim dallarından oluşmaktadır:

 DİN EĞİTİMİ

 DİN FELSEFESİ

 DİN PSİKOLOJİSİ

 DİN SOSYOLOJİSİ

 DİNLER TARİHİ

 FELSEFE TARİHİ

 İSLAM FELSEFESİ

 MANTIK

 

DİN EĞİTİMİ ANABİLİM DALI

Din Eğitiminin bir bilimsel disiplin olarak üniversitelerde yer alışı, Batı’da, 20. Yüzyılın başlarına kadar uzanır. Türkiye’de Din eğitimi Bilimi’nin bir bilimsel disiplin olarak ortaya çıkışı, Batı ülkelerine nazaran oldukça geç olmuştur.

Din Eğitimi Anabilim Dalı Fakültedeki Din Eğitimi ve ilgili dersleri vermenin yanında Öğretmelik Meslek Derslerinin planlanmasında ve yürütülmesinde aktif görev yapmıştır. Bu bağlamda 1998’den başlayarak İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümünün yönetimini üstlenmiş ve Programını yürütmüştür. 2001’den itibaren de Sosyal Bilimler Enstitüsü Bünyesinde açılan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalını yönetmiş ve programlarını yürütmüştür.

Anabilim Dalı Öğretim Elemanları başlangıçtan itibaren Türkiye’de ve başta Almanya olmak üzere Yurt dışında program geliştirme, ders kitabı ve materyal üretme, öğretmen eğitimi vb. din eğitimi ve öğretimi alanlarında etkili hizmetler sunmuşlardır. Bilimsel çalışmalarıyla Din Eğitimi Biliminin gelişmesine öncülük etmişlerdir. Diğer İlahiyat Fakültelerindeki Din Eğitimi Anabilim Dallarının gelişmesinde önemli rol üstlenmişlerdir.

DİN FELSEFESİ ANABİLİM DALI

Din Felsefesi, ilahiyat alanındaki farklı derslerin ve tartışma konularının birbiriyle kesiştiği, felsefi-teolojik sorunların sistematik tarzda ele alındığı bir disiplin olarak, temel İslam bilimleri alanında tefsir, hadis, fıkıh ve kelam; felsefe sahasında mantık, felsefe tarihi ve İslam felsefesi gibi dersleri görmüş olan öğrencilere sahip oldukları bilgileri ve bunlar arasındaki ilişkileri felsefi bakış açısıyla tahlil etmeyi öğretmeyi amaçlar. Farklı dini inançların felsefi dayanakları hakkında rasyonel, objektif, şümullü, tutarlı ve eleştirel bir yaklaşım sunan Din Felsefesi, öğrencilerin hoşgörülü bir anlayışa sahip olmalarına imkan sağlar. Yine, çağdaş Din Felsefesi ile ilgili tartışmaların odağında yer alan, akıl-iman, vahiy, Tanrı’nın varlığı ve sıfatları, Tanrı-âlem–insan ilişkisi, ahlak, ahlakın kaynağı, kötülük sorunu ve din-bilim ilişkisi gibi pek çok problem ile klasik İslam düşünce geleneği içerisinde daha önceden tartışılmış benzer sorunlar arasındaki canlı felsefi bağı ortaya koyarak, öğrencilerin klasik ve modern literatürü geniş bir perspektif ile değerlendirmelerini sağlamak Din Felsefesinin başlıca amaçları arasında yer alır.

 

DİN PSİKOLOJİSİ ANABİLİM DALI

Din psikolojisi, genel anlamda dini psikolojik bakış açısıyla inceleyen sosyal bir bilimdir. Psikoloji duygu, düşünce ve davranışların bilimsel olarak araştırılmasını konu edinirken, din psikolojisi dinî duygu, düşünce ve davranışların incelenmesini konu edinmektedir. Bununla birlikte din psikolojisi, dinî bakımdan insan ruhunda yaşanan gerçekleri, insanın çeşitli tezahürlerle dışa yansıyan dinî hayatını ve davranışlarını, dinî hayatın diğer ruhî olaylarla münasebetlerini kendine özgü yöntem ve tekniklerle anlamaya ve açıklamaya çalışmaktadır. Dindarlığın kaynakları, dinî ve manevî tecrübe, dini gelişim, iman ve şüphe, dindarlığın tanımı ve ölçülmesi, dua, dini ritüel ve ibadet psikolojisi, din ve ahlak, Tanrı tasavvurları, din değiştirme, dini tutumlar, birey ve dini grup ilişkisi, din ve ruh sağlığı, ölüm psikolojisi, mistisizmin psikolojik boyutu, kişilik ve din v. b. konular din psikolojisinin araştırma konular arasında yer almaktadır.

 

DİN SOSYOLOJİSİ ANABİLİM DALI

Dinlerin inanç sistemlerini, ibadet şekillerini ve kurumlarını, ictimai tezahürlerini, bunların zamanla hangi sosyal şartlara bağlı olarak değişme gösterdiklerini, bu değişimin sosyal sınıflarla ilişkilerini, dinî grup ve cemaatleri inceler. Dinî inançlar, pratikler ve davranışlar ile toplumsal etken ve kurumlar arasındaki ilişkiler, dinin toplum hayatındaki yeri ve fonksiyonu, öteki toplumsal kurum ve oluşumlar üzerindeki etkileri; bilimsel, teknolojik, kültürel, ekonomik v.s. değişimlerin dinî inanç, uygulama, örf ve adetler, gelenekler ve davranışlar üzerindeki tesirler; sanayileşme, kentleşme, eğitim -öğretim ve kitle iletişim araçlarının din^tutum ve davranışlar ve değişimlerle olan ilişkileri ve bu çerçevede kendini gösteren etkileşimler, kurumlaşmış dinî otorite ve teşkilatın yapısı, gücü ve fonksiyonları, dinin kültür ve medeniyetle olan bağlantıları ve karşılıklı tesirler ve bu çerçevede kendini gösteren sorunlar din sosyolojisisnin temel odaklarını oluşturmaktadır.

DİNLER TARİHİ ANABİLİM DALI

Dinler Tarihi, dinleri yer ve zaman göstererek inceleyen, bu incelemeleri yaparken karşılaştırmalara yer veren bir bilim dalıdır. Dinler Tarihinin tanımı “tarihi incelemelere” ve “karşılaştırmalı incelemelere” göre yapılır. Tarihi incelemelere göre Dinler Tarihi; tarih ve filoloji metotlarını kullanarak dinleri doğuş ve gelişmesinden inanç, ibadet, ahlak vb konularına kadar tarihi seyir içinde inceleyen bir disiplin; karşılaştırmalı incelemelere göre; dinlerin diğer dinlerle olan ilişkilerini benzer, farklı ve ortak özelliklerini karşılaştırmalı olarak ele alan bir bilim dalıdır.

Tarih sahnesinde görülmüş bütün dinler, Dinler Tarihinin konusudur. Dinler Tarihi dinlerin prensiplerini, onların çıkış ve gelişmelerini konu edinir, dinlerdeki fenomenler arasında karşılaştırmalar yapar.

Dinler Tarihi, nitelendirici (deskriptif) metot yanında tarih, sosyoloji ve filolojinin metotlarından faydalanır. Bu bilim Dalı, dinleri oldukları gibi ele alır. Dinler Tarihi alanında araştırmacıların, bir dine mensup olsun veya olmasın, çalışmalarında tarafsız davranması gerekir.

 FELSEFE TARİHİ ANABİLİM DALI

Felsefe Tarihi, felsefenin ne olduğundan nasıl geliştiğine, çeşitli felsefe öğretilerinin ortaya çıkışından, bu öğretilerin ayrımlarına kadar bir dizi felsefi soru ve sorunu varlık, bilgi ve değer açısından değerlendiren, çok yönlü ve çok boyutlu bir araştırma içeriğine sahiptir. Bu çok boyutlu ve çok yönlü içerik felsefe derslerinin başlangıcında verilir. Zira bu içerik olmaksızın felsefenin yapılması mümkün değildir. Başka türlü söylersek felsefeyi öğrenmenin, yani bilgi, varlık ve değer alanlarında rasyonel, objektif, şümullü, tutarlı düşünmenin ya da müstakil düşünceli bir filozof olabilmenin yolu felsefe tarihini incelemekten geçer. Ancak felsefe tarihi mevcut filozofların ya da felsefi akımların ansiklopedik olarak bir araya getirilmesi ve aktarılması değildir. O, felsefenin mahiyetinden tutun da, neyin felsefe-içi neyin felsefe-dışı sayılacağına değin bir dizi kuramsal/felsefi sorunları inceleyen, filozofların metinlerini tarihsel toplumsal koşulları açısından değerlendirilen, onların benzerlik ve ayrımlarını ortaya koyan hem içerik hem de bir alandır. Bu alan, felsefede ortaya çıkan soru ve sorunları belirli özgül yöntemlerle değerlendirmeyi ve bu değerlendirmeleri sonuçları bakımından sistematikleştirmeyi hedefler.

İSLAM FELSEFESİ ANABİLİM DALI

 İslâm felsefesi, Müslüman filozofların ortaya koydukları felsefî düşüncenin genel adıdır. Felsefî bir düşünce olma bakımından İslâm felsefesinin, diğer felsefelerden hiçbir farkı yoktur. İslâm felsefesi tabirindeki “felsefe” ifadesi, Yunan felsefesi, Hind felsefesi, Modern çağ felsefesi derken felsefe neyi ifade ederse onu ifade eder; konu ve metod yönünden farklı değildir.Ü

İslâm kültüründe “İslâm felsefesi” adı verilen geleneksel felsefî düşünce, hiç şüphesiz İslâm kültür mirasının en zengin ve en geniş bir parçasıdır. Bu felsefî düşüncenin ana hatlarını ve özelliklerini bilmeden, genel İslâm kültürünün bir değerlendirmesini yapmak oldukça zor bir iştir. Bu felsefî düşünceyi bilmeden, onunla sıkı ilişkisi olan bazı kelamî, felsefî ve fıkhî meseleleri ve onların yapısını tam olarak anlamak mümkün değildir. Bununla ilgili olarak tamamen dinî ilimlerden sayılan özellikle rey’e dayanan tefsir meselelerini bile hakkıyla anlamak mümkün değildir.

Gerçekten İslâm felsefesi, tarihî ve doktrinal gelişimi içinde, hele tasavvufî ve kelâmî düşünce çeşitlerini de içine alacak şekilde bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yepyeni meseleler ortaya atan, bu meselelerle birlikte Eski Yunan felsefesinin meselelerine yeni çözümler sunan, İslâmî karakteriyle de özgün bir felsefedir. Onun eklektik bir felsefe olması, özgün olmasına mani değildir, yukarıda da belirtildiği üzere, aslında eklektik olmayan hiçbir felsefe ve insan düşüncesi yoktur.

MANTIK ANABİLİM DALI

Mantık bilimi, insanı düşünme ve düşündüklerini ifade etmede hatadan koruyan bir sanat/bilim olarak tarif edilmiştir. Bireyin kendi kendine ve çevresiyle hareket noktasının en temel alanıyla ilgilendiği için Müslüman filozoflar mantığı “ilimleri başı” veya “ilimlerin hizmetkarı” olarak da isimlendirmişlerdir. Onları bu türden isimlendirmelere götüren sebep, mantık olmaksızın sağlam bir düşünme ve ifade/hareket noktasının daima hataya teşne olacağı mülahazasıdır. Bundan dolayı Müslüman bilginler, temeli Antik Yunan filozofları tarafından ortaya konulmuş ve sistemleştirilmiş olan bu bilime gereken önemi vermişler ve kendi kültür havzalarında hem diğer İslâm ilimlerinin hem de Batı düşünce geleneğinin faydalanabileceği devasa bir imkan/çalışma ve üretme alanını miras bırakmışlardır. Müslüman filozoflardan Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ, İbn Rüşd, İbn Hazm, Gazali, Fahru’d-Dîn er-Râzî, Tûsî, Huneci gibi bilginlerin öncelikle mantıkçı olduklarını söylemek yerinde olur. Adı zikredilen bilginlerin en temel başyapıtlarının mantık eserleri olduğu rahatlıkla söylenebilir. Dolayısıyla mantık bilimi, Müslüman filozofların çalışmaları ile bilimler nezdindeki önemini kaybetmemiş, bilakis daha önce hiç tartışılmamış spesifik konuların ortaya konulup tartışılmasıyla müstesna yerini daima korumuştur.

 

BÖLÜM BAŞKANI’NIN MESAJI

 

Sevgili Öğrenciler!

Afyon Kocatepe Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi  Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü; felsefe, sosyoloji, mantık, psikoloji, tarih ve eğitim gibi beşeri bilimler ışığında din olgusunu araştırmaktadır.  Felsefe ve Din Bilimleri bölümü din ve inançların günümüze kadar geçirdikleri evreleri, insan-din ve insan-akıl ilişkisini, dinin bireysel ve toplumsal hayattaki yerini ve fonksiyonlarını, felsefi düşüncenin gelişimini, İslâm ve Batı düşüncesi arasındaki etkileşimi, doğru düşünmenin yöntem ve kurallarını, din eğitiminin tarihini ve günümüz eğitim sistemindeki yerini ele almaktadıdr.

Felsefe ve Din Bilimlerine ait derslerin bir kısmı  Fakülte Lisans döneminde verilmekle birlikte, Lisans Üstü ve Doktora Programlarında her bir ana bilim dalında  çok daha farklı dersler, detaylı bir şekilde verilmektedir.

Bu bölümden  Yüksek Lisans,  özellikle Doktora mezunu öğrencilerin İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinde  istihdam alanı  oldukça yüksektir.  Bununla birlikte aynı bölüm mezunları, üniversitelerin diğer fakültelerinde, Millî Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatlarında, hatta Sağlık, Adalet Bakanlığı gibi birçok   kamu kurumu  bünyesinde  istihdam imkanı bulabilmektedir.

               

              

                                                                                                                             Yrd. Doç. Dr. Zekiye SÖNMEZ

                                                                                                                    Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm Başkanı

 

 

HIZLI ERİŞİM