Temel İslam Bilimleri Bölümü

ANABİLİM DALLARI:

1) Arap Dili ve Belagati Anabilim Dalı:

Başta Kur’ân-ı Kerim ve Hadis kitapları olmak üzere İslâm’ın temel kaynaklarının Arapça olması, orijinal kaynaklardan araştırma yapılabilmesi bakımından bu dili öğrenmeyi zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla, Fakültemizdeki Arapça dersi, İslâmî ilimlerin öğretimine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Çünkü İslâmî ilimlere özgü eserlerin büyük bir çoğunluğu Arapça olarak kaleme alınmıştır ve bu eserlerin incelenmesi Arap dilini bilmekle mümkün olmaktadır. Bu noktadan hareketle, Arapçanın en iyi şekilde İlahiyat Fakültesi öğrencilerine öğretilmesi ana gayedir.

İslâm dininin temel kaynaklarını doğrudan anlayabilmek için en önemli kaynak dil olan Arapça’nın öğrenilmesi; bu dile ait kavram ve dil inceliklerinin anlaşılması için de “belâgat” adı altında toplanan özellikle bu dile ait çeşitli disiplinlerin bilinmesi gerekmektedir.

Arap Dili ve Belâgatı Anabilim Dalı, lisans sınıflarında Arapça’yı dil ve gramer olarak modern bilimsel yöntemler ve çağdaş araç ve gereçlerle öğretmeye çalışmaktadır.

2) Hadis Anabilim Dalı:

Hadis bilimi, İlâhiyat Fakültesi’nin kuruluşundan itibaren Temel İslâm Bilimleri arasında yer almıştır. Bu bakımdan, okutulan Hadis derslerinin içeriği oldukça geniş tutulmuş ve Hadis biliminin tüm alanlarına ilişkin konular program elverdiği ölçüde okutulmuştur. Hadis Usûlü dersleri ve bu alandaki araştırmalar, Hadis metodolojisinin temel kavramlarının ana kaynaklara dayalı olarak ortaya konması ile birlikte, Hadis Usûlü problemlerinin tespit ve çözümüne de ağırlık verilmiştir.

Hadis metinlerini, geçirdiği tarihî süreci de dikkate alarak, hadis usûlü kuralları çerçevesinde araştıran ve bunların güncel yorumlarını yapmaya çalışan anabilim dalıdır. “Hadis”, “Hadis Usûlü”, “Hadis Tarihi”, “Günümüz Hadis Problemleri”, “Hadis ve Sünnette Çağdaş Yorumlar” gibi dersler okutulmaktadır.

3) İslam Hukuku Anabilim Dalı:

İslâm Hukuku, dinin pratik hayata ilişkin hükümlerini belirli delillere ve kaynaklara dayanarak ortaya koyan ve böylece ferdin dinî hak ve yükümlülüklerini bilmesini sağlayan bir bilimdir. İslâm Hukuku temelde ilahî vahye dayanmakla birlikte oluşumunda insanî unsurlara da (içtihatlar, kamu yararı, adetler vb.) yer vermiştir. İslâm Hukuku aynı zamanda İslâm’ın itikadî, vicdanî, metafizik yönlerinin dışında kalan nesnel kurallarını saptamayı hedefleyen bir bilimdir. Bu nesnel kuralların hemen hepsi doğrudan ya da dolaylı olarak insanların canlarının, akıllarının, dinî inançlarının, mallarının ve namuslarının korunmasını amaçladığı gibi insan hakları, hürriyet, eşitlik, adalet gibi hukukun değişmeyen genel ilkelerini, kuram ve uygulama bazında ön plana çıkarmaya çalışır.

İslâm Hukuku belirli bir milletin kültürünün bir parçası olmadığı için zamanla birçok millet tarafından benimsendiği gibi Türkler tarafından da benimsenmiştir. Türkler, asırlar boyu İslâm Hukuku’nu uygulamışlar ve ondan her yönüyle etkilenmişlerdir. İslâm Hukuku’nun Türkler tarafından uzun süre uygulanması, Türk kültür ve medeniyet tarihinin daha doğru ve gerçekçi şekilde anlaşılması için İslâm Hukuku alanında akademik düzeyde araştırmalar yapılması ihtiyacını doğurmaktadır. Fakültemiz lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde İslâm Hukuku’nun çeşitli alanları ile ilgili verdiği dersler ve yürüttüğü tez çalışmaları ile İslâm düşünce tarihinin daha iyi bilinmesine ve anlaşılmasına katkılarda bulunmaktadır.

4) Kelam ve İslam Mezhepleri Tarihi Anabilim Dalı:

Kelam; en üstün Varlık’ı yani Allah’ı, varlık bakımından özüne ait niteliklerini ve kendi dışındaki varlıklarla ilişkisini konu edinen bir ilimdir. Bu yapısıyla Kelâm, İslam vahyi ile ortaya çıkan teolojik gerçeklikte Kur’ân’da tevhid kavramı ile ifade edilen inanç anlayışını ve İslam’ın “Ulûhiyet”, “Nübüvvet” ve “Meâd” olarak sistematize edilen diğer inanç konularını rasyonel olarak temellendirme çabalarını ifade eder.

Bunun yanı sıra Kelâm, tüm tarihi boyunca olduğu gibi günümüzde de kesin delillerden hareket ederek dini inançları ortaya koymayı, bunlarla ilgili zihinlerde var olan şüpheleri ortadan kaldırmayı da hedeflemektedir. Kelam’ın önünde duran, ama ne kadar ilgilendiği tartışmalı olan bir diğer konu ise, toplumsal problemlere olan ilgisidir. Kelam’ın önüne hedef olarak Tanrı’yı ve Tanrısal olanı koyması ve Tanrı’yla ilgilenmeyi şerefli bir ilim olmasının temeli olarak görmesi, insanla ve insani olanla irtibatını zayıflatmıştır. Kelamın tarihsel dinamikleri içerisinde zayıf kalan toplumsal sorunlar Fakültemiz Kelam Anabilim Dalında temel ilgi alanı haline getirilmeye çalışılmaktadır. Bu çerçevede İnsan (Toplum), Tarih, Tabiat gibi temalar kelamın temel ilgili alanı olarak tanımlanmaktadır.

İslam’ın siyasi, itikadi ve ameli sahadaki düşünce ekolleri diyebileceğimiz mezhepler, dinin anlaşılma biçimi ile ilgili farklılıkların kurumlaşması sonucu ortay çıkmış olan beşeri oluşumlardır. Siyasi, içtimai, iktisadi, tarihi, kültürel, coğrafi ve benzeri sebepler, din anlayışında birtakım farklılaşmalara yol açmıştır. Bu farlılaşmaların belirli bir süreç dâhilinde kurumsallaşması, görüşlerin sistematik nitelik kazanarak sosyo-kültürel yapıyı derinden etkilemesi ve oluşan mecrada, temel argümanları desteklemek ve temellendirmek amacıyla fikir üretilmeye başlanması, karşımıza mezhep olgusunu çıkarmıştır. İslam Mezhepleri Tarihi, siyasi ve itikadi gayelerle vücud bulmuş İslam’ın düşünce ekolleri diyebileceğimiz bu beşeri oluşumları, bilimsel yöntemlerle inceleyen bir bilim dalıdır.

İslam Mezhepleri Tarihi, bütün İslami anlayışları ve fikirleri bir araya toplayan bir bilim dalı olup, mezhepleri olduğu gibi inceler. Her mezhebi kendi kaynaklarına, kendi iddialarına göre ele alır ve tanıtır. Dolayısıyla da mezheplerin görüşlerini anlatırken objektif bir yaklaşım içindedir. İslam Mezhepleri Tarihi, geçmişte var olan fırkaların, veya bugün yaşamakta olan mezhep ve çağdaş İslami akımların İslam’ı nasıl anladıklarını ortaya koymaya çalışır ve mezheplerin savunduğu fikirlerin tarihini, siyasi ve içtimai temellerini ortaya koyar. Böylece fırkalar arsındaki ihtilaf noktaları aydınlanır ve belki de gereksiz düşmanlıklar yerini dostluk ve müşterek anlayışa bırakır.

Bu anabilim dalında;

a. İslâm dininin inanç esaslarını,

b. İslam’ın Allah-insan-kâinat ilişkisine bakışını,

c. Toplumun din anlayışını ve dinî hayatını etkileyen sosyolojik, psikolojik ve antropolojik faktörleri,

d. Mezheplerin ortaya koyduğu fikirlerin bilimsel yöntemlerle araştırılması,

e. Mezhep-din farkı, mezheplerin doğuş sebepleri, kurumlaşma safhaları,

f. İslâm dünyasında dinî ve siyasî sebeplerle ortaya çıkan görüş ve anlayışları mukayeseli bir şekilde ele alıp incelenir.

5) Tasavvuf Anabilim Dalı:

Tasavvuf insanın yaratıcısı ile olan bağlantısını ve manevî dünyasını ele alan bir bilimdir. Anabilim dalı olarak araştırmalarımızı yaparken insanın bu tür manevî ihtiyaçlarının giderilmesi ve bu ihtiyaçların sağlıklı bir din anlayışı zemininde çözümlenmesi amacı güdülmektedir. Bu amacın gerçekleşmesi için dinin bütün alt disiplinleriyle ve tüm insanî bilimlerin katkısından yararlanmasının zorunlu olduğuna inanıyoruz.

Tasavvuf Tarihi, Türk kültürünün bir parçası olan tasavvufî akımları tarihî açıdan ele alarak inceler. Özellikle bu alan, kültürümüzün temel taşları sayılan Mevlanâ, Yȗnus Emre, Hacı Bektaş-ı Velî gibi tüm insanlığa yön veren mutasavvıfların evrensel düşüncelerini günümüz insanına takdim etmektedir. Çağdaş insanın hemen her zaman ihtiyaç duyduğu adı geçen mutasavvıfların da ele aldığı barış, sevgi, kardeşlik, hoşgörü gibi temalar işlenmekte ve ülkemiz insanının dinî hayatına yansıtılmasına çalışılmaktadır. Diğer taraftan dinî hayatın derȗnî yönünü oluşturan tasavvuf hakkında ilmî-akademik düzeyde araştırmalar yapılmakta ve insanımızın dinin temel değerleriyle çelişen durumlara düşmemesi için yayınlar çıkarılmaktadır. Ayrıca bu anabilim dalında Türk kültürünün bütün alanlarında etkili olmuş, düşünce hayatımızı hemen her alanda etkilemiş tasavvuf olgusunun, tarihî süreç içinde geçirdiği evreler irdelenmekte ve günümüz açısından değerlendirilmektedir. Bu anabilim dalında yapılan çalışmalar genç ilâhiyatçılara anlatılarak onların dini ve din kültürünü doğru öğrenip sağlıklı sentezlere ulaşmalarına katkıda bulunmaktadır.

Bu Anabilim dalında;

a. İslâm dininin bilgi ve düşünce sistemini öğrenme ve yaşama yolunda müslümanlar tarafından ortaya konan çabalar,

b. Bu çabaların Kur’ân ve Sünnet’teki temelleri ve tarih içindeki evreleri,

c. Bu faaliyetin ilmî bir disiplin olarak sistematize edilmesinden sonra kazandığı terimler,

d. Varlık, bilgi ve değer anlayışı ile önde gelen örnek şahsiyetler,

e. Bu ilmin diğer İslâmî disiplinlerle olan ilişkisi ve karşılıklı etkileri ele alınır.

 “Tasavvuf”, “Tasavvuf Tarihi”, “Günümüz Tasavvuf Hareketleri ve Problemleri” gibi dersler okutulmaktadır.

6) Tefsir Anabilim Dalı:

Tefsir İlmi, Kur’ân’ın en doğru bir şekilde açıklanmasını hedefleyen bir ilimdir. Bilindiği gibi Kur’ân’ın ilk açıklayıcısı Hz. Peygamber (s.a.v.)’dir. Bu görev kendisine bizzat Yüce Allah (c.c.) tarafından verilmiştir. O’nun ashabı da gerek O’ndan aldıkları bilgileri ve gerekse kendi anlayışlarını daha sonraki nesle aktarmışlardır. Daha sonra gelenler de aynı rolü oynamışlar, öncekilerden aldıkları bilgilere ilavelerde bulunarak kendilerinden sonra gelenlere intikal ettirmişlerdir.

Zamanla Kur’ân ve onun tefsiri ile ilgili pek çok yan ilim dalları ortaya çıkmaya başlamıştır. (Kur’ân Tarihi, pek çok sayıda Ulûmu’l-Kur’ân, Tefsir Usûlü). Tefsirler başlangıçta rivâyet tefsirleri olarak telif edilmiş, daha sonraları ise dirâyet tefsiri şeklinde gelişmiştir. Hatta yazarlarının eğilimlerine göre Fıkıh, Dil-Bilim, Edebiyat, Kelam, Tasavvuf, Felsefe, Tabiî İlimler vb. ağırlıklı tefsirler de kaleme alınmıştır.

Son yıllarda ise Kur’ân’da belli bir konu ile ilgili ayetlerin geniş bir şekilde değerlendirildiği konulu tefsir çalışmaları yapılmaya başlanmıştır. Kur’ân, hayatın bütününü içine alan bir kitap olarak dolaylı ve dolaysız pek çok konuya temas etmiştir. Bu sebeple onu açıklamaya çalışanlar da, onun daha iyi anlaşılmasına yarayacak her türlü bilgiden yararlanmışlar ve bundan sonra da yararlanmaya devam edeceklerdir.

Bu anabilim dalında şu konular incelenmektedir:

Kur’ân-ı Kerîm tarihi,

“Kur’ân İlimleri” ana başlığı altındaki literatür,

Kur’ân’ın ele aldığı ana konular,

Kur’ân’ın yorumlanmasının metotları,

Tarih boyunca oluşan tefsir birikimi

Günümüz İslâm dünyasında ve oryantalist bilim çevrelerinde gerçekleştirilen belli başlı Kur’ân araştırmaları

Günümüz İslâm dünyasında ve oryantalist bilim çevrelerinde gerçekleştirilen belli başlı Kur’ân araştırmaları.

Tefsir Usûlü ve Tarihi”, “Kur’ân Tarihi”, “Kur’ân’da Ana Konular”, “Günümüz Tefsir Problemleri”, “Kur’an’ı Tercüme Teknikleri”, “Kur’an’a Çağdaş Yaklaşımlar” ve “Tefsir Metinleri” gibi dersler okutulmaktadır.